İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Afet Yönetimi için geliştirilen 9 Akıllı Şehir Çözümü

Küresel ısınma ve endüstri ağırlıklı biyolojik kirlilik hassas dengeleri tehdit ederken doğal afetleri tetikliyor. Erken uyarı ve Drone Teknolojisi gibi 9 Akıllı Şehir Çözümü ele aldık.

Çevre kirliliği, küresel ısınma, endüstri ağırlıklı biyolojik kirlilik ve plansız kentsel büyüme dünyadaki hassas dengeleri tehdit altında tutarken doğal afetleri de tetikliyor. PTT A.Ş. Adana Başmüdürlüğü Yönetim Sistemleri Baş Tetkikçi Fırat Özerpalet Afet Yönetimi ve Akıllı Şehirler başlıklı bir makale kaleme aldı. Özerpalet, makalesinde afet yönetimi, bu kapsamda yapılan çalışmalar, akıllı şehir çözümleri ve afet yönetiminde kullanılan 9 akıllı şehir çözümünü anlattı.

Doğal afetlerin ortaya çıkaracağı zararları en aza indirmek için önemli çalışmalar yürütüyor. Teknolojiden yararlanılarak akıllı şehir çözümleri geliştiriliyor.

Doğan afetler için akıllı şehir çözümleri

Doğal afetler, gezegenimizin doğal süreçlerinden kaynaklı olumsuz olaylardır. Teknolojinin sağladığı imkânlar, yaşamı daha önce hiç olmadığı kadar kolaylaştırmış olsa bile konu doğal afetler olduğunda yaşam her an risk altındadır. Üstelik son dönemde, doğal afetlerin yanına insan eliyle üretilen itici güçler eklendi. Doğan afetlerin oluşturacağı yıkımları en aza indirmek için birçok akıllı şehir çözümü geliştiriliyor.

Son 10 yıldır yaşananlar Dünyamız için ciddi uyarılar barındırıyor. Global ölçekli Sigorta ve Reasürans Şirketleri, Aon ve MunichRe’nin raporlarına göre, dünya genelinde, 2010- 2019 arası 10 yıllık dönemde, iklim değişikliğine bağlı hava olayları, 2,98 trilyon dolar ekonomik kayba neden oldu. 2018 yılı tarihteki doğal afetler içinde en maliyetli dördüncü yıl oldu. Bilim insanları, küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliğinin kasırga sayısında artışa yol açıp açmadığına dair araştırmalarını sürdürürken güncel bulgulara göre; daha sıcak okyanus ve daha yüksek deniz seviyelerine bağlı kasırgaların şiddeti geçmiş yıllara göre artış olduğunu gösteriyor. ABD’de yapılan modellere göre, 4 ve 5 şiddetindeki kasırgaların sıklığında yüzde 45-87’lik bir artış olduğu hesaplanmış durumda.

Mega Şehirlerin Afet Yönetimi için yürüttüğü projeler

BM Ekonomik ve Sosyal İşler Bakanlığı Nüfus Bölümü raporuna göre, bugün, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 55’i şehirlerde yaşıyor. 2050’de toplam nüfusun yüzde 68’inin şehirlerde yaşayacağı öngörülüyor. Mega şehirlerin insan sayısındaki büyük artışı, kentsel planlama ve kamu hizmetlerine duyulan ihtiyacın önemini ortaya koyuyor. Nüfusun büyük çoğunluğunun yaşadığı şehirlerde, afet ve acil durum anında yaşanan panik nedeniyle önceden planlanan iş akışının takip edilmesi iyi bir planlama yapmanın ve teknolojinin etkin kullanımını zorunlu kılıyor.

Teknolojinin doğal afetleri öngörmesi amaçlansa bile afetlerin önlenmesi, doğal olanların mümkün olan en az kayıpla atlatılması için hala geçerli olan kural, çevrenin sürdürülebilir olarak korunmasında yatıyor. Bu konuda devletlerin, şirketlerin atacağı doğru adımlar, gezegenimizin geleceğini kurtarabilir. Geleceğin akıllı ve esnek şehirleri için geliştirilen bazı teknolojiler daha güvende olmamızı sağlayabilir ancak bunun sürdürülebilir olması kaynakların doğru kullanılarak kurumların insanlarla iş birliği kurmasıdır.

Bu yazımızda afet yönetimi için geliştirilen 9 akıllı şehir çözümünü ele aldık.

Afetler için Geliştirilmiş 9 Akıllı Şehir Çözümü

Afet yönetimi için birbirinden önemli çalışmalara imza atıldı. Bu kapsamda yürütülen 9 akıllı şehir çözümünü inceleyeceğiz;

Modelleme Sistemleri: Sensörler, mobil internet ve nesnelerin interneti ile afet riski altındaki bölgelerde toplanan veriler ışığında gerçekleştirilen modellemeler ve yapılan analizler, tehditlerin önceden tespit edilmesini ve gereken önlemlerin zamanında alınmasını sağlıyor.

Erken Uyarı Sistemleri: Denizlerdeki sensörler yaklaşan tehlike konusunda uyarıda bulunarak önlem alınmasını sağlıyor. Yapay zekâ destekli sensörler, yangın riski bulunan ormanların muhtelif yerlerine yerleştirilerek ormandaki bütün sesleri dinliyor; bunu bulut tabanlı bir sunuya aktararak yapay zekânın analiziyle testere, kütük, kamyon sesi, yangına dair olası sesleri gerçek zamanlı olarak takip edebiliyor.

Coğrafi Bilgi Sistemleri: Uydu verileri ve modelleme sistemleri, iklim değişikliği kaynaklı afetlere karşı erken uyarı sağlıyor. Bu modelleme sistemleri sayesinde, ilerleyen dönemlerde risk altında kalabilecek bölgeler belirlenerek riskin önlenmesine yönelik stratejiler geliştiriliyor.

Sosyal Medya: Afetler nedeniyle ortaya çıkan acil durumlarda arama ve kurtarma çalışmalarının en önemli destekçisi konumunda olan bir başka araç, sosyal medya. Facebook, Twitter, WhatsApp gibi uygulamalar anında bilgi akışı sağlanması, yardım çalışmalarının ihtiyaç duyulan alanlara yönlendirilmesi gibi konularda oldukça işlevsel sonuçlar sağlayabiliyor.

Mobil Uygulamalar: Mobil telefonlardaki afet takip ve acil durum uygulamaları düşük maliyetli, etkili çözümler sağlıyor. Bu sayede gerekli veriler, ilgili kişilere rahatça ulaştırılabiliyor.

Drone Teknolojisi: İnsansız hava araçları (İHA), afet ve acil durum anında büyük faydalar sağlıyor. Afetzedelerin yerinin belirlenmesinden hasar tespitine dek birçok alanda kullanılan drone’lar, yardım çalışmalarının ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda. Drone pilotluğu artık bir hobi olmanın ötesine geçti. Drone’lar, yardım malzemelerinin afet bölgesine ulaştırılması amacıyla da kullanabiliyor.

Mekanik Dış İskelet (Exoskeleton): Askeri alanda geliştirilen exoskeleton (dış iskelet) teknolojisi, enkaz altında kalan insanları kurtarmak için de kullanılmaya başlandı. Bu mekanik dış iskeletleri giyenler, mekanik iskelet sayesinde gücünü ve çevikliğini artırarak zorlu koşullarda daha rahat hareket edebiliyor. ABD’de itfaiyeciler üzerinde test edilmeye başlanan exoskeleton, afet kurtarma çalışanlarının temel unsurlarından biri olma yolunda.

Portatif Telekomünikasyon Kulesi Afet ve acil durum anında iletişim hatları kesildiğinde, açık kaynaklı telekomünikasyon kulelerinden faydalanılıyor. Portatif ve taşınabilen bu gereçler, kısa sürede kurularak iletişime hazır hale getirilebiliyor.

Portatif Güneş Panelleri Altyapının hasar gördüğü bölgelere rahatlıkla ulaştırılabilen paneller, cep telefonlarının şarj edilmesi dâhil, aydınlatma, ısınma gibi amaçlarla kullanılabiliyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir