İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Big Data bizi bizden daha iyi tanıyor!

Her sektör ve iş kolunda adı sıkça duyulan Big Data (Büyük Veri) Covid-19’la daha önemli hale geldi. Teknoloji şirketleri büyük veriyle bizi bizden daha iyi tanıyor.

Öğretim Görevlisi Serhat Dalgalıdere ve Dr. Sertaç Dalgalıdere, Fenerbahçe Üniversitesi Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necmi Gürsakal’la Ağ Bilimi ve Büyük Veri başlıklı bir Bilişim Sohbeti gerçekleştirdi. 

Program kapsamında şu sorulara cevap arandı;

  • Ağ Bilimi, Büyük Veri Nedir?
  • Ağ Bilimi ve Büyük Veri Hayatımızda Neleri Değiştirecek?
  • Covid-19 sonrası Büyük Veri Neler Getirecek?
  • Covid-19 sonrası Büyük Veri Nasıl Kullanılmalı?

Verinin istatistiklerle azda olsa ilgilenen herkesin bilebileceği bir kavram yani sayılar yığını olduğunu belirten Fenerbahçe Üniversitesi Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necmi Gürsakal, “Ancak Büyük Veri dediğimiz zaman bu sayılar yığını aklımızın alamayacağını kadar bir büyüklüğe, fiziksel olarak çok zor ifade edeceğimiz bir büyüklüğe ulaşıyor.” Dedi.

Bilişim Söyleşileri programına konuk olan Prof. Dr. Necmi Gürsakal, Big Data (Büyük Veri) konusunun COVİD-19 ile birlikte daha önemli hale geldiğini söyledi.

Hiçbir şey bedava değil

Büyük verinin, veri merkezlerinde saklandığını anlatan Gürsakal, “Veriyi ücretsiz olarak kullandığımız Google, Facebook, Instagram gibi yerlerden sürekli topluyorlar. Örneğin; az önce bu bağlantıyı kurmadan önce bunu Google’da oturum açarak kurdum. Ama öteki taraftan Microsoft’ta bu şifreyi bende kaydedeyim mi diye sordu. Hiçbir şey bedava değil.” Diye konuştu.

Bütün dünyadaki insanların verilerini bilerek ya da bilmeden büyük teknoloji şirketleri Facebook,  Amazon, Microsoft, Alphabet’e verdiğini anlatan Gürsakal, “Onlarda bu verileri kullanıyorlar. Bizim alışveriş yaparken örneğin Amazon’dan herhangi bir ürün satın alacaksak, ya da Netflix’ten herhangi bir film izleyeceksek bu şirketlerin bir öneri istemleri var. Bu sistemler büyük veri ile çalışıyor. İnanılmaz büyüklükte, milyonlarca satır ve sütünü olan seyrek matrisleri var. Neden matrisler seyrek? Çünkü biz alışverişi yaptıktan sonra çok az sayıda kişi, müşteri bu ürün ve filmle ilgili yorum yapıyor. Bu matrisleri kullanarak, bu kadar büyük matrisleri teknik olarak çarpanlarına ayırarak bizim daha sonra hangi ürünleri talep edeceğimizi, bizim daha sonra hangi filmleri seyretmek istediğimizi kestirebiliyorlar.” ifadelerini kullandı.

Big data ulaşımdan sağlığa her alanda kullanılıyor

“Bir noktadan sonra bu kadar fazla veriyi kullanarak bizi bizden daha iyi bilmek gibi bir iş yapıyorlar.” Diyen Gürsakal şunları söyledi; “İçinde yaşadığımız çağda ilk defa insan makinaya bazı konularda karar verme yetkisini bıraktı ve bu yetki giderek artıyor. Veriden başladık, büyük veriye girdik. Şüphesiz ağ meselesi de bu işlerin içinde. İnsanlar ağların içinde yaşıyorlar ancak farkında değiller. Ulaşım ağları içindeyiz, metabolizmanız inanılmaz bir ağ, arkadaşlık ilişkileri ve sosyal medya ilişkileri ağlar çerçevesine giriyor. Ağların belirli bir matematiği var.”

Ağların bir matematiğinin olduğunu ve ağlarda çok sık tekrarlanan motiflerin olduğunu hatırlatan Gürsakal, “Bir futbol maçında paslaşmaları bir ağ olarak aldık ve bir futbol maçında en sık hangi pasların kullanıldığını tespit ettik.” Dedi.

Prof. Dr. Necmi Gürsakal, Big Data ile sağlıktan eğitime, tarımdan sanayiye bir çok sektörde önemli çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

Big Data derya deniz bir konu

Ağ konusunun çok geniş bir alanı bulunduğunu ve “Derya-Deniz bir konu” olarak tanımlayan Gürsakal, “Hastalık ve genetik meseleler ağlarla ilgili. Büyük veri meselesi benzer şekilde. Google ve Apple’ın ortak çıkaracağı bir temas izi aplikasyonu var. Hindistan’da bu zorunlu olarak cep telefonuna zorunlu olarak indiriyor. Bütün bunları teknolojinin iyi tarafları diye anlatıyoruz. Ancak teknoloji o kadar hızlı ve akıl almaz bir şekilde ilerliyor ki, insanoğluna büyük zararlarda verebilir. Büyük veri şirketleri Facebook, Google, Amazon, Microsoft tahminen Covid sonrası Amerika’da adı bilinen büyük üniversitelere ortak olacaklar. Örneğin Stanford Üniversitesi ile Apple bir araya gelecek Astanford olacak. Çünkü bu şirketlerin ellerinde o kadar çok  nakit var ki, bu nakiti değerlendirmenin bir yolunu arayacaklar. Teknoloji yüksek öğretime de büyük ölçüde el atacak.”

Ağ epidemiyolojisinin hızla ilerleyeceğini vurgulayan Gürsakal, “Ağ bilimi meselesi henüz okullarda ve müfredatta pek fazla yok. Şuan yüksek lisans ve doktora düzeyinde var. Ancak bu konu tıpta da yakından işlemesi gerekiyor. Türkiye’de Ağ Bilimi Enstitüsü’nün kurulmasını önerdim. İlerde herhangi bir salgından elde edilen, temas izi gibi aplikasyonlarla elde edilen verileri daha iyi değerlendirecek kamu kurumlarına ihtiyaç var.” İfadeleri kullandı.

Bilişim Söyleşilerinde bu hafta Prof.Dr. NEcmi Gürsakal, Big Data ve Ağ Bilimi konularını anlattı.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir