İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Dijital Çağda Gazetecilik ve Mesleğin Değişimi

Teknolojinin hızlı gelişimi insanları, hatta tüm dünyayı bir anda değiştirirken şüphesiz tüm meslek dalları da zamanla bundan nasibini aldı. Gazetecilik mesleği dijital çağda nasıl yön değiştirdi? Hangi meslek grupları daha çok etkilendi?

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırırken bazı meslek gruplarında istihdamın da önünü kesti ancak dijitalleşmeyle beraber yeni iş alanları da yarattı. Dijital çağ, tam zamanlı çalışma modellerinin yerini homeofice çalışma modeline bıraktı. Gazetecilik mesleği de en çok etkilenenler arasında ön sırada baş gösterdi. Gazeteciler, Haber Muhabirleri, Editörler vs. televizyona ne kadar bağlı kalarak yayın yapsalar da haber kaynaklarının çoğunu yeni medya üzerinden temin etmektedirler. Belli bir kısmı ise şüphesiz insan ilişkileri ve çevre etkisiyle ilerlemektedir.

“Gazetecilik Hevesim Lise Yıllarında Başladı”

Teknolojinin, gazetecilik ve televizyonculuk anlamında faydası haber sırasında kullanılan kamera, fotoğraf makinası, mikrofon, kayıt cihazları vb teknik araç gereçlerin değişimiyle gerçekleşti. Dolayısıyla zaman kavramı anlam kazandı. Haberciliğin en önemli ilkelerinden biri de hız ve zaman ile yarışmadır. Kullanılan araçlar ise teknoloji sayesinde kendini yenileyerek haberin ortaya çıkmasında emeği olan tüm kadroya kolaylık sağladı. Teknolojinin etkisi ne yönde oldu? Medya sektöründe uzun yıllar ter dökmüş, haberden habere koşan Muhabir Pınar Çıtak KOYGUN, Teknolojidenbihaber’e özel mesleğe dair gözlem ve deneyimlerini anlattı.

KOYGUN, Ege Üniversitesi Gazetecilik bölümünden 2004 yılında mezun olmasına rağmen mesleğe üniversite yıllarında okurken başladı. Dolayısıyla medya sektörü içerisinde geleneksel medya ve yeni medya kanallarıyla yakından ilgilenmiş biri olarak gözlem ve deneyimleri mesleki açıdan anlam taşıyor.

SORU: Medya sektörüne nasıl bir başlangıç yaptınız ve nasıl oldu?

Gazetecilik hevesim lise yıllarında başladı. Ümraniye Lisesindeyken bir duvar gazetesi hazırlamıştım benim gibi gazeteciliğe meraklı olduğum arkadaşlarımla. Tiyatro oyuncuları Haluk Bilginer ve Zuhal Olcay ile o dönem tiyatro oyunu oynadıkları Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’ne gidip röportaj yapmıştım. Üniversite sınavına girdiğim sene ise, hedeflerim daha netti artık. Gazetecilik istiyordum. Ben de ilk altı tercihimi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümlerini yazmaktan yana kullandım.

Sınav sonucunda, ikinci tercihim olan Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünü kazandım. Yaşadığım İstanbul’dan İzmir’e gittim. Bir sene İngilizce Hazırlık okuduktan sonra fakülteye geçtim. 2001 yılında da hem okulumun çıkardığı ‘’Kalem Gazetesi’nde’’ çalışmaya başladım. Aynı zamanda İzmir’de Milliyet Ege Gazetesi için haber yazmaya başladım. Medya yolculuğum 2001 yılında başladı. Hatta ilk gittiğim haber Zenit marka fotoğraf makinemle Kuşadası’nda bir toplantı haberi olmuştu.

Kasetlerden, Kartlara Giderek Küçülen Kayıt Ortamı

SORU: KENDİNİZİ NASIL GELİŞTİRDİNİZ? ÖZELLİKLE GELİŞİMİZE KATKI SAĞLAYAN KİŞİ, ARAÇ VS VAR MIDIR?

Kendimi geliştirmemde okulum, öğretmenlerim ve arkadaşlarımın katkısı çok büyük. Bu hayatta her insandan aslında bir şey öğreniyoruz. Ben de bu düşünceyle herkesin mesleğim konusunda bana bir şey öğrettiğini düşünüyorum. Ege Üniversitesi’nin Kalite Odakları Seminerlerine katıldım. Kendimi geliştirmek için İletişim Fakültesinin çıkardığı Kalem Gazetesinde çalıştım. Hatta bu dönemde Cumhuriyet Gazetesinde bir makalem de yayınlandı. Derslerimi hiç ihmal etmedim yani teorik eğitimime de pratiğe de hayatımda yer verdim.

Bu dönemde bana en büyük katkıyı halen Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde görevli Doç. Dr. Burcu Balcı sağlamıştır. Beni fakültemizin radyosu olan Radyo Kampüs Ege’de yer almam için yüreklendiren kişidir kendisi. Böylelikle, okulun radyosunda da sabahları “Günebakan” isimli haber programında sunuculuk yaptım. Diğer tüm hocalarım da ayrı ayrı değerli. Prof. Dr. Gülgün Erdoğan Tosun, Doç. Dr. Yurdagül Bezirgan Arar, Öğretim Görevlisi Beyhan Tuna Hocam ve diğer tüm değerli hocalarımdan öğrendiklerimi asla unutmam. Bana çok katkıları oldu.

SORU: MUHABİRLİĞE İLK BAŞLADIĞINIZ YILLARDAKİ TEKNOLOJİNİN MESLEĞİNİZE KATKISI NE YÖNDEYDİ? DENEYİMLERİNİZDEN ÖRNEK VEREREK DEĞERLENDİRİR MİSİNİZ?

3- Muhabirliğe başladığım yıllarda tabii Kalem gazetesi ve Milliyet Ege gazetesinde çalışınca kendime Zenit marka bir fotoğraf makinesi almıştım. Fotoğraf makinemle haber fotoğrafları çektim. Ardından İzmir’deki televizyon kanallarından biri olan İzmir Tv’de çalışmaya başladım. Bu dönemde spikerlik yapmaya başladım. O dönemde beta kasetler vardı; bu kasetlere haber kaydı yapılırdı.

Bir kaset birkaç kez kullanılınca drop atardı. Hani şu görüntünün ortasında atlama, çizgi olması anlamına gelen teknik arıza. Oldukça eğlenceli dönemlerdi. Her şey bu kadar gelişmemişti belki teknolojik olarak ama tıkır tıkır işlerdi sistem haber merkezinde. Daha sonra NTV İzmir’e geçtim staj için, resmi stajımı burada yaptım. Tam anlamıyla, burada muhabirliği öğrenip, yapmaya başladım diyebilirim.

“Haberci Olunmaz Haberci Doğulur”

SORU: HABER MUHABİRLİĞİNİ, TEKNOLOJİNİN DEĞİŞİMİ GÖZ ÖNÜNE ALARAK DEĞERLENDİRİP GÜNÜMÜZ HABER MUHABİRLİĞİ İLE KARŞILAŞTIRIR MISINIZ?

 Günümüz teknolojisi çok hızlı. Benim mesleğe başladığım dönemde beta kasetlere haber kaydı yapılırdı. Arşiv görüntüleri kasetlerden alınırdı. Montajcının bir arşivi olurdu ve o arşivdeki kasetlerden alınan görüntüler, montaj masasında haber için montajlanırdı. En son CNN Türk’te muhabirlik yaptım ve benim dönemimde artık SD kartlara görüntü kaydı yapılmaya başlandı. İngest makinesine kart kaydedilir ve bu görüntü kayıt bitince masanızda montaj için hazırdır.  Yani her şey eskisinden daha hızlı; eskiden montaj için sıra beklenirdi şimdi görüntüler elimizin altında montaj programında kesip biçip haberi montajlayabiliyoruz.

Teknoloji bu açıdan aslında hem habercinin kurtarıcısı hem de kötü şansı olabiliyor. Mesela canlı bir bağlantı sırasında bir haberi ilk veren olmak ya da son dakika gelişmesini ilk aktaran olmak habercinin iyi şansı, ama canlı yayın esnasındaki bir hata da habercinin kötü şansı olabiliyor. Günümüzde haber takibi yapmak da artık akıllı telefonlar sayesinde hızlandı ve toplumda yer etmiş kişileri de sosyal medya üzerinden takip etmek aynı zamanda haber takibinde haberi ilk vermek açısından hız kazandırıyor.

SORU: ‘ŞİMDİ ÇOK DAHA KOLAY YAPIYORUM’ DEYİP İLK BAŞLADIĞINIZ YILLARDA ‘BU DA YOKTU’ YA DA ‘ÇOK ZORLANIYORDUM’ DEDİĞİNİZ BİR ŞEY VAR MI? NEDİR?

Fotoğraf makinem manuel makineydi; aslında o dönemde otomatik makineler de vardı. Ancak ben siyah beyaz fotoğraflar da çektiğim için manuel almayı tercih etmiştim. Açıkçası o zaman fotoğraf çekerken ışığı, enstantaneyi ayarlamak beni biraz zorluyordu sonradan daha da pratiklik kazandım tabii. Ancak şimdi fotoğraf makinesine ihtiyaç yok. Elimizdeki akıllı telefonlarla en şahane, en net, en güzel ışıklı fotoğrafları birkaç saniyede çekebiliyoruz. Aynı hızla paylaşabiliyoruz birkaç mecrada.

Gazetecilik mesleğine ara vermeden devam eden Koygun, Muhabirliğin yanı sıra Spiker, Sunuculuk da yaptı.

Meslekte Liyakat Ön Planda Olmalı

SORU: GÜNÜMÜZ HABER MUHABİRLİĞİ İLE İLK YILLARINIZDAKİ MUHABİRLİĞİNİZ ARASINDAKİ FARKLILIKLAR NELERDİR?

Benim dönemimdeki muhabirlikle şimdiki muhabirlik arasında teknolojik açıdan çok fark var. Muhabirlik mesleği ve mesleğe katılanlar açısından değerlendirmek gerekirse, hem yöneticilerin hem de muhabirlerin farklı talepleri var mesela bir yönetici, muhabir alırken çok da deneyimli olmasına bakmıyor. Bu haberi yapabilir mi diye düşünmeden nasıl olsa yapar diyerek deneyime, diksiyona, anlatıma, gündeme hakimiyete, uzmanlaşmaya bakmadan seçim yapabiliyor. Tabii bu her yönetici için geçerli değil.

Bazı yöneticiler diyelim. Benim sektördeki gözlemim bu yönde. Bu son derece yanlış çünkü muhabirlik, gazetecilik mesleğinin kalitesini düşüren davranışlar bunlar. Yapılan haber de kaliteli olmuyor haliyle. Halbuki günümüzün meşhur terimi liyakat ön planda olsa her iş, her haber daha kaliteli olur diye düşünüyorum.

SORU: MUHABİRLİĞİN ÖNEMİNİ NASIL AÇIKLARSINIZ?

Muhabirlik aslında canlı bir hayat tanıklığıdır. Bu tanıklık canlı yayında izleyicilere doğru aktarılınca muhabirlik tam manasıyla yapılmış oluyor. Tabii kamera önünde rahat olmak, gördüğünü bire bir izleyiciye yorumsuz aktarmak da çok önemli. Bu yüzden muhabirler aslında herkesin sokaktaki profesyonel gözüdür. Haberci sonradan olunmaz bence haberci doğulur. Eğer içinde habercilik aşkı varsa ne olursa olsun bir gün mutlaka bunu gerçeğe dönüştürürsün ya bir muhabir olarak ya spiker olarak ya da editör olarak.

Habercilik sürekli haberin içinde olmak, bütün gün haber yazdıktan haberin peşinden koştuktan sonra eve gelince yine haber kanalı izlemek demektir. Ben böyle bir insanım. Kulağım sürekli haberdedir evde başka işim olsa da. Dolayısıyla habercilik, muhabirlik bence bir yaşam biçimidir.

KOYGUN, Haber vermenin ve mesleğin gerektirdiği sorumlulukların hayat boyu bir alışkanlık haline geldiğini bunun da severek ilerlediğinin önemine dikkat çekti. Mesleğe başladığı yıllarda bir haberin çekiminden, montajına, yayınlamasından takibine kadar olan sürecin oldukça yavaş ilerlediğini belirterek günümüz teknolojisinin sağladığı teknik gelişimin bu süreci kısalttığına vurgu yaptı. Muhabirliğin yeni medya aracılığıyla yaygınlaştığının altını çizen Koygun, işe alımlarda mesleki yeterliliğin her yönetici tarafından farklı değerlendirildiğine dikkat çekti. 

Pınar ÇITAK KOYGUN’un İş Deneyimleri

  •  Woman Tv’de Güncel haber programının editörlüğünü yaptı. “Hafta Bitmeden” adlı aktüalite haber programının sunuculuk ve editörlüğünü yaptı.  2019  
  • CNN Türk Haber Merkezi’nde Cumhurbaşkanlığı muhabiri olarak çalıştı. 2013 yılı Mayıs ayından bu yana, kent, sağlık, çevre, çocuk sağlığı ve çocuk eğitimi konusunda araştırma haberleri ve canlı yayınları yaptı. (Haziran 2013 – 30 Kasım 2018) Haftasonları muhabirliğin yanı sıra Yurt haber ve İstanbul haber masasında editörlük yaptı.
  • Doğan Haber Ajansı’nda (DHA) 5 yıl Cumhurbaşkanlığı ve Başbakan muhabiri olarak çalıştı.   Çevre, sağlık, kent haberleri yaptı.  2008 – 2013
  • Kısa bir süre Euro Star Haber bültenini sundu.  2011
  • Bengütürk Tv’de hafta içi her sabah canlı olarak yayınlanan “Pınar İle Kahvaltı  Haberleri “ haber programını hazırladı sundu. 
  •  Kanal A İstanbul Haber Merkezi’nde muhabir olarak çalıştı.  2005                                                                                             
  •  106 İstanbul FM’de editör – haber spikeri olarak çalıştı. 2004 
  • 100.8 Radyo Kampüs Ege’ de “Üniversitemin Sesi” ve “Üniversitemde Kalite“ adlı  radyo programlarının sunuculuğunu yaptı.  2003
  • Hafta içi her sabah yayınlanan  “Günebakan” haber programının sunuculuğuna başladı.                            
  •  100.8 Radyo Kampüs Ege’ de haber spikerliğine başladı. 100.8 Radyo Kampüs
  •  Ege’de  “ Gateaway’le Kariyer” programının sunuculuğunu yaptı.  2003 
  •  İzmir Tv’ de Ara ve Ana Haber bülteni spikeri olarak çalıştı.  2002 – 2003
  •  FM İzmir 101’ de “ Stüdyo Aktüel “ haber programını hazırladı ve sundu.
  •  İzmir Tv Haber Merkezi’nde çalışmaya başladı. Eş zamanlı olarak FM İzmir 101’ de haber spikerliği yaptı. 2002
  •  Ton Tv program departmanında program asistanı olarak çalıştı.                   
  • Milliyet Ege’ de “ Farklı Bakış “ sayfasında muhabirlik yaparak mesleğe başladı. 2001
Dijitalleşme ile Haber Anlayışı Değişti Mi?

Televizyonda izlediğimiz çoğu haber kanalları artık kendi Whatsapp İhbar Hattını oluşturdu ve her gün vatandaşlara çağrı yaparak ilginç gördüğünüz haberleri paylaşmaları için fırsat tanıdı. Ana haber bültenlerinde kanal muhabirlerinin yaptığı haberlerin yanı sıra whatsapp ihbar hattına gelen dikkat çekici haberler de vatandaşlar tarafından çekilerek gönderiliyor ve görüntü kalitesi düşük olsa da haber önemliyse çoğunlukla yayına veriliyor. Bu da gösteriyor ki herkes haber çekip kanallara haber gönderebilir fakat haber televizyonculuğu yapan kanallar ajanslar ya da kendi birimlerinde oluşturdukları haber masaları sayesinde buna ihtiyaç duymadan yayın yapıyor.

Yayın politikası kolay kolay değişmez fakat bu gündeme, yöneticilere göre kimi zaman farklılıklar gösterebilir. Bu da kanalları birbirinden ayıran özelliklerden biridir. Kendini mesleki anlamda yetiştirmek aslında Üniversitenin ilk yıllarında başlasa da üniversitelerin öğrencilerine sunduğu uygulama imkanları sınırlı kalıyor. Bu da üniversiten üniversiteye değişiklik gösteriyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir