İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Finlandiyalı bilim adamları bakteriden protein üretti

Finlandiya’daki Solar Foods bir bakteriden protein üretti. Protein, soya fasulyesinden daha ucuza mal edilmesi ve çevre dostu olması sebebiyle, tarım ve hayvancılık sektörüne devrim olarak gösterildi.

Finlandiya’da 2017 yılında kurulmuş olan Solar Foods şirketi bir bakteriden protein üretmeyi başardı. Proteine “Solein” ismi verilirken buluş tüm dünyayı heyecanlandırırken, daha ucuza mal edilmesi ve çevre dostu olması sebebiyle 10 yıl içinde soya fasulyesinin yerini tutabileceği öngörülüyor. Hava, su ve elektrik yardımıyla üretilen bu proteinin, gıdaların üretilme biçiminde radikal değişikliklere sebep olabileceği de düşünülüyor.

Soya fasulyesi yaklaşık yüzde 40 oranında hayvansal protein içerdiği için vejeteryan beslenmesinde önemli bir yeri olduğu biliniyor. Zengin besin değerlerine sahip olan soya fasulyesi bu yüzden hayvansal kaynaklı gıdalara bir rakip olarak gösterilirken, soya fasulyesi endüstrisi de giderek büyüyor. Fakat tarımsal kaynaklı bir gıda olduğu için eleştirilen soya fasulyesinin alternatifi olarak yeni bir protein keşfedilmesi bilim camiasını heyecanlandırırken, vegan yaşam tarzına sahip kişileri de umutlandırıyor.

Solar Foods tarafından geliştirilen teknoloji, artan gıda üretimi ve azalan sera gazı emisyonlarına çözüm sunuyor. Kaynak: https://solarfoods.fi/

Solein Protein Nasıl Üretiliyor?

Suya uygulanan elektroliz işlemiyle hidrojen üretiliyor. Bakteriler hidrojen, karbondioksit ve bazı minerallerle besleniyor ve böylelikle protein üretilmiş oluyor.

Özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarının-rüzgar ve güneş enerjisi gibi- devreye girmesiyle maliyetinin daha da azalacağını belirten Solar Foods şirketinin CEO’su Pasi Vainikka ‘’2025 yılı itibariyle soya fasulyesinin yerini alabileceğimizi düşünüyoruz’’ derken, üretilen proteinin her türlü gıdaya katılabilecek bir toz halinde piyasa sunulacağını aktarıyor.

BBC’nin haberine göre tatsız bir ürün olarak tarif edilen Solein Proteini, yağmur ormanlarının tahribatına yol açan soya fasulyesinin yerini alabileceği düşünülüyor.

Teknolojinin Gelişimi Hayvansal Tarımı Nasıl Etkileyecek?

Hayvansal tarımcılığın günümüzde dünyaya en çok zarar veren endüstri olduğu pek çok uzman tarafından aktarılıyor. Son yıllarda iklim değişikliğinin dünyamızı nasıl dönüştürdüğü de biliniyor. Yaşanan doğal afetlerin ve mevsimsel değişikliklerin etkisi her geçen gün artarken, (Bknz: Avustralya’da Yangınlar Önlenemiyor:28 Ölü) bu gidişatın nedenleri de tartışılmaya devam ediyor. Finlandiya’da gıda teknolojisi üzerine yaşanan son gelişmeler ise doğal çevreyi bozmadan yapılabilecek tarımsal faaliyetlere dair umutları canlandırıyor.

Hayvansal tarımcılığın günümüzde dünyaya en çok zarar veren endüstri olduğu pek çok uzman tarafından aktarılıyor. Son yıllarda iklim değişikliğinin dünyamızı nasıl dönüştürdüğü de biliniyor. Yaşanan doğal afetlerin ve mevsimsel değişikliklerin etkisi her geçen gün artarken, (Bknz: Avustralya’da Yangınlar Önlenemiyor:28 Ölü) bu gidişatın nedenleri de tartışılmaya devam ediyor. Finlandiya’da gıda teknolojisi üzerine yaşanan son gelişmeler ise doğal çevreyi bozmadan yapılabilecek tarımsal faaliyetlere dair umutları canlandırıyor.

Hayvansal tarımcılığın tehlikeli bir endüstri olarak görülmesinin nedenleri ise ;

  • Sera gazı emisyonu kaynağının hayvansal çiftliklerden ve bunların taşımacılığından kaynaklanması
  • Hayvansal tarım sebebiyle ormanların tahribatı
  • Hayvansal tarım nedeniyle canlı türlerinin yok edilmesi
  • Hayvancılık nedeniyle arazilerin çölleşmesi
  • Temiz suların et ve süt sektörleri tarafından kullanılması olarak belirtiliyor.

İngiliz yazar ve aktivist George Monbiot, “Gıda endüstrisi yaşayan dünyayı yok ediyor” derken Solar Foods şirketinin yaptığı çalışmaları olağanüstü teknolojik çalışmalar olarak nitelendiriyor. Aynı zamanda et sektörünün yıkıcı etkilerine dikkat çeken bir belgesel (Apocalypse Cow) yapan Monbiot, tarım dışı gıda üretiminin dünya için hayati derece önemi olduğunu vurgularken, gıda üzerine yapılan bu teknolojik çalışmaların umut verici olduğunun da altını çiziyor

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir