İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İstanbul deprem senaryosu:230 bin kişi ölebilir

Tarihi kent İstanbul için hazırlanan deprem senaryosuna göre kente 20 kilometre uzaklıkta yaşanacak bir deprem sonucu 230 bin kişinin öleceği 90 bin kişinin de yaralanacağı öngörülüyor.

İstanbul Arel Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü öğretim üyeleri Prof.Dr. Yıldız Sey ve Prof.Dr. Mete Tapan ‘Dünya Kenti İstanbul ve Deprem Gerçeği’ başlıklı bir rapor hazırladı. İstanbul için hazırlanan deprem senaryosuna göre Marmara Denizi’nde İstanbul’dan 20 km uzaktaki bir depremin sonucunda kentte 30 bin kişinin öleceğini öngörülüyor. Aynı senaryoda, 90 bin kişinin ciddi bir biçimde yaralanacağını, vurgulanıyor. Orta ve ağır hasarlı betonarme bina sayısının 37 bin olacağı, 13 bin betonarme binanın tümüyle yıkılacağını belirtiliyor.

İstanbul’da bazı yerleşim bölgeleri dolgu ve gevşek topraklar üstünde

İstanbul kentinin bundan böyle depremle yaşamasının zorunluluğu artık herkesçe bilinen bir gerçek. İstanbulluların kendilerini bu gerçeğe göre hazırlamaları ve geleceklerini planlamaları gerekiyor.

2600 yılı aşan tarihi ile dünya uygarlığında önemli yeri olan İstanbul, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın etki alanında yer alıyor. Kentin büyük bir bölümü oldukça sağlam zemin üstüne kurulmuş olsa da, bazı yerleşim bölgeleri dolgu ve gevşek topraklar üstünde bulunuyor. Kenti geçmişte etkileyen ve gelecekte de etkilemesi beklenen depremlerin şiddeti bu farklı zemin koşullarına göre saptanıyor. Bilindiği gibi, Doğu Anadolu’da Karlıova’dan başlayarak, Kuzey Anadolu’yu kateden ve Marmara Denizi üzerinden Kuzey Ege’ye ulaşan Kuzey Anadolu Fayı Marmara Bölgesi’nde üç kola ayrılıyor.

İstanbul tarih boyuncu 32 şiddetli deprem yaşadı

Marmara Denizi’nin içinde yer alan ve Marmara Graben sistemi olarak adlandırılan bu sistemin kuzey kolu İstanbul’a yaklaşık 15 kilometre uzaklıktan geçiyor. Bu durum İstanbul metropolünün geçmişte olduğu gibi, bundan sonra da depremle iç içe yaşamak zorunda olduğunu gösteriyor.

İstanbul tarih boyunca birçok yıkıcı depremi yaşadı. Kenti 4’üncü yüzyıldan 19’uncu yüzyılın sonuna kadar yaklaşık 32 adet şiddetli ve çok şiddetli deprem etkilendi. Mustafa Erdik’in verdiği bilgiye göre İstanbul’u etkileyen depremler 4-6’ncı ve 14-18’inci yüzyıllar arasında sık, 7-13’üncü yüzyıl periyodunda ise seyrek bir oluşum gösteriyor. 10 Temmuz 1894 depremi İstanbul’da büyük hasara neden oldu.

Depremlerde Ayasofya ve Surlar gibi bir önemli tarihi yapılar hasar gördü

Doğal ve kültürel zenginlikler yönünden eşsiz olan bu metropol, yaklaşık 50 yıldır büyük bir iç göçün odak noktası olmuş ve nüfusu hızlı bir biçimde arttı. Bugün İstanbul’un önemli bir kesimi depreme dayanıksız yapılarda yaşıyor. Bu yapıların gelecekteki şiddetli bir depremde büyük hasarlar göreceği açık. Büyük mal ve can kaybının olacağı uzmanların geliştirdiği deprem senaryolarından da anlaşılıyor.

İstanbul il sınırı içinde kalan ve göller hariç olmak üzere yaklaşık 5366 kilometrekare alanda, sayısal ortamda hazırlanan ve 1088 adet 1/5.000 ölçekli paftalardan oluşan jeoloji haritaları İstanbul İl sınırlarını kapsıyor.

Büyük bir deprem riskiyle yaşamayı sürdüren İstanbul, Geç Roma, Bizans ve Osmanlı’nın en önemli yapıtlarını barındırıyor. Dolayısıyla, deprem bu tarihi yapıtları da risk altına aldı. İstanbul’da gerçekleşmiş büyük depremlerde Ayasofya ve Surlar gibi bir dizi anıt yapı önemli hasar gördü. İstanbul doğal ve kültürel zenginlikleri yanında, aynı zamanda önemli bir finans merkezi.

17 Ağustos Kocaeli Depremi İstanbul’un deprem gerçeği ile ilgili ipuçları veriyor

İstanbul yaklaşık 15 milyon nüfusuyla gerçek bir dünya kenti niteliğini taşıyor. Depremle beraber yaşaması kaçınılmaz olan bu kentin böyle doğal afetleri en az hasarla atlatabilmesi ancak doğru bir planlamayla ve bilimsel çalışmalara ağırlık verilerek olası.

Büyük can ve mal kaybına neden olan 17 Ağustos Kocaeli Depremi’nin İstanbul metropolü için yaşamsal ipuçları verdiği bir gerçek. İstanbul’un mevcut imar düzeninin, mevcut imar planlarının yeniden gözden geçirilmesi kaçınılmaz olarak gündeme geliyor. Afetler yer kabuğunda oluşan titreşim hareketleri ile bu titreşimlere maruz kalan dayanıksız yerleşmelerin ara kesitinde ortaya çıkar. Bu tanımdan anlaşılacağı gibi bir depremin afete dönüşmesi için ondan etkilenecek bir yapma çevrenin var olması gerekiyor.

İstanbul Jeoloji Haritası deprem çalışmalarında neyi gösteriyor?

İstanbul’da 1,5 milyon bina bulunuyor. Bu oranlamaya göre kentte 750 bin bina kaçak-ruhsatsız-iskansız.

Deprem Master Planı olarak çalışmalarının ilk adımı olarak deprem senaryosu hazırlandı. İstanbul ve yakın çevresi için yapılan çalışmalar kapsamından İstanbul Jeoloji Haritası çıkarıldı. Haritada kahverengi, mor, yeşil ve kırmızı renklerle belirtilen alanlar yaşlı kayaları, sarı ve turuncu renkler genç kayaları belirtiyor. Ortaya çıkan duruma göre İstanbul’da deprem açısından en riskli semtler Avrupa yakasındaki Marmara Sahilleri. Tarihi yarımadanın da bu risk bölgesine girdiği anlaşıldı. Geçmiş depremlere ait bilgiler de buraların en çok hasar görmüş semtler olduğunu gösteriyor.

Olası bir deprem binaların yüzde 50’sini oturulamayacak hale getirir

Çalışmaları devam eden deprem senaryosuna göre, merkezi Marmara Denizi içindeki fay hattında olan ve 7-7,5 büyüklüğündeki bir depremde Avcılar, Küçükçekmece, Bakırköy, Bağcılar, Bahçelievler, Zeytinburnu, Fatih, Kadıköy, Maltepe, Kartal ve Pendik semtlerini içeren bir bölgede ve adalarda yer alan çok katlı, orta yükseklikte betonarme binalardan yüzde 50’sinin oturulamayacak derecede hasar göreceği veya yıkılacağı tahmin ediliyor.

İstanbul’da yaşanan büyük depremlerde Ayasofya ve Surlar gibi bir dizi anıt yapı önemli hasar gördü.
İstanbul’da deprem hazırlık çalışmaları hangi alanlarda yürütülüyor?

İstanbul’da depreme hazırlıklı olmak için yapılması gereken planlama çalışmaları, incelemelerin sonuçlarına da dayandırılarak şu alanlarda yürütülüyor;

  • Kent planlarının yenilenmesi.
  • Mevcut yapılardan kuvvetlendirilmeleri gerekenlerin saptanması ve onarılması.
  • Deprem riski yüksek olan yerleşmeler için yenileme projelerinin hazırlanması.
  • Yeni yapılacak binalar için yönetmeliklerin revizyonu.
  • Yapı denetiminin reorganizasyonu ve yapı sigortası.
  • Binaların ve altyapı sistemlerinin içinde yer alacağı bir kent bilgi sisteminin geliştirilmeli.
İstanbul 50 yılda aldığı iç göçle nüfusunu katladı

İstanbul 50 yıldır sürekli aldığı iç göçlerle nüfusunu katlayarak arttırdı. Ayrıca yanlış arazi kullanımı kararlarından, düzensiz yapılaşmaya kadar aşması gereken birçok konu da mevcut. Bu olumsuz durumlar nedeniyle bu büyük metropolün depremden zarar görme özelliği giderek büyüyor. De metropol İstanbul’un sosyal, ekonomik, kültürel ve politik bakımdan Türkiye için olduğu kadar gelişen küresel ilişkiler sistemi ve dünya için de önemli bir kent.

İstanbul nüfus olarak Türkiye nüfusunun altıda birini içinde barındırıyor. Ayrıca bu büyük kent ülke sanayisinin yaklaşık yarısını karşılıyor. Ayrıca Prehistorik Çağlardan başlayarak Roma, Bizans, Osmanlı ve diğer birçok başka uygarlıkların en değerli örneklerini de içinde barındırıyor. Böyle bir kentin deprem riskinin azaltılması için çalışmaların başlaması ve hızla tamamlanması günümüzde en öncelikli sorun olarak karşımızda duruyor.

Avcılar Belediye Başkanı Tuncer Hançerli ilçede yaklaşık 10 bin binanın yenilenmesi gerektiğini söyledi.
Rakamlarla Deprem ve İstanbul Gerçeği
  • 2000’lerin başında 496 olan deprem toplanma alanı sayısı 77’ye kadar düştü.
  • AFAD, bir milyon 250 bin konut üzerinden 7.5’lik bir deprem senaryo çıkardı. Olası depremde 44 bin bina yıkılacak, 251 bina ağır hasar alacak, 208 bina orta hasar alacak.
  • İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı (İBB) 1 milyon 166 bin konut üzerinden 7.5’lik bir deprem senaryosu hazırladı. Bu rapora göre, yıkılacak bina sayısı 51 bin.
  • Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, ülkemizde 7 milyona yakın binanın riskli olduğunu açıkladı.
  • Çevre ve Şehircilik eski bakanlarından Bakanı Mehmet Özhaseki de Türkiye’de bulunan 0 milyon binanın yüzde 60’ı ruhsatsız ya da iskansız olduğunu açıkladı.
  • Olası bir depremde 30 bin bina çökerse 900 bin kurtarma elemanına ihtiyaç var.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir