İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Mağaza alışkanlıkları e-ticarete taşınmalı

Pandemi ile birlikte e-ticarete ve dijital platformlara olan ilgi giderek arttı. Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, mağazadaki alışkanlığı e-ticarete taşıyan markaların ön plana çıkacağını söyledi.

Capital Instagram canlı yayınlarında Capital Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Nilüfer Gözütok Ünal’ın konuğu Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Asya Pasifik Başkanı ve Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı oldu. Program kapsamında Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı şu sorulara cevap verdi;

  • Pandemi yeni dünya düzenini nasıl etkileyecek?
  • Türkiye için risk ve fırsatlar neler?
  • Ticaret savaşlarının perde arkasında ne var?

Küçük elektrikli ev aletleri sektöründe çalıştıklarını belirten Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, “Dünyada bu sektörde 10 bin 300 marka var. Önemli şekilde oyuncuların birçoğu Avrupalı ve Amerikalı. Asya giderek ön plana çıktı. Asya’nın üretim gücü arttıkça da biz Türkiye’deki önemli üreticiler olarak Asya ile mücadele edebilmenin yollarını bulmak için 1992’de ilk defa Çin’e gidenlerden biriyim.” Diye konuştu.

Capital Instagram canlı yayınlarında Capital Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Nilüfer Gözütok Ünal’ın konuğu olan Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, e-ticarete yapılan yatırımlardan, ekonominin durumuna kadar birçok alanda önemli açıklamalarda bulundu.

Ticaret Savaşının Perde Arkasında Ne Var?

Türkiye’deki yıllık 4 milyon ürün sattıklarını vurgulayan Kolbaşı, “Bunun 3 milyonu Türkiye’de üretiliyor. Ama bir kısmını Asya’da ürettirerek oradan da destek aldık. Aslında oranın teknolojisi ve üretimi ile bizim yerli üretimimizi bir araya getirdi. Dolayısıyla bunu da 1992’den bugüne kadar götürüyoruz.” Dedi.

1820 yılında Dünya ticaretinde yüzde 30 payla Çin’in en önemli payı olan ülke olduğunu anlatan Kolbaşı, “Ama daha sonra bunu kaybediyor. 1900’lü yıllarda ABD ön plana çıkıyor. Özellikle 2. Dünya savaşından sonra ağırlığını hissettiriyor. Çin 1820’den 1987 yılına kadar dünya ticaretindeki payını kaybediyor. Ama ondan sonra hızlı bir şekilde atağa kalkarak özellikle 2000’den sonraki süreçte dünyanın en fazla ithalat-ihracat yapan ülkesi konumuna geliyor. Dünya ticaretinde ABD ile beraber yüzde 25’i Çin ve yüzde 25’i ABD olmak üzere yaklaşık 19 trilyon dolarlık dünya ticaretinin yüzde 50’sini iki ülke gerçekleştiriyor.” Şeklinde konuştu.

Çin’in lider olmak istediği 10 sektör?

İki ülkenin bu liderliği devam ettirebilmek için birbiri ile mücadele ettiğini anlatan Kolbaşı, bu mücadele ortaya çıkan durumları şöyle sıraladı;

  • Çekişme
  • Ticaret Savaşları
  • Engellemeler
  • Turizm alanında dirençler

Çin’in 2025 yılına lider olmak istediği 10 sektör bulunduğunu belirten Kolbaşı, bu sektörleri şu şekilde sıraladı;

  • Bilgi Teknolojileri
  • Sağlık Ürünleri
  • Robotlar
  • Enerji tasarruflu araçlar
  • Biofarma
  • Yeni Maddeler
  • Elektrikle ilgili her şey
  • Hava Araçları
  • Deniz Araçları
  • Tarım Araçları

Çarklar bir şekilde dönüyor

Türkiye’nin Almanya’nın doğusundan Çin’in batısına kadar makine parkı, makine parkının genç olmasıyla bir üretim üssü olduğunu vurgulayan Kolbaşı, “Aslında Türkiye’nin tüm dünyaya üretim yapabilme fırsatı var. Çin’i ve Asya’yı iyi okuyabilirsek, artan maliyetlerden dolayı çıkan sektörler var. Biz buralara bakarak nereleri geliştireceğimizi görerek kendimize yeni imkanlar yeni alanlar oluşturabiliriz. Türkiye’nin bu üretim gücünü doğru strateji ile katma değer ve markayı bir stratejiye koyabilirsek avantaj olabilir.” İfadelerini kullandı.

Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, e-ticarete yatırım yapanların bu süreçten daha az ciro ve iş kaybı yaşadığını söyledi.

Pandemi sonrası Türkiye ekonomisinin genel olarak çok kötü olarak çıkmayacağına inandığını vurgulayan Kolbaşı şunları söyledi: “Genel olarak etkilenmeye bakarsak biz nispeten daha az etkilendiğimiz ülkeler var. Rakamlara bakıldığında çarklar Türkiye’de bir şekilde dönüyor. Turizmi de kaçırmadan bir şekilde 2020’nin ikinci döneminde ekonomimizi daha iyi bir noktaya çekebiliriz.

Türkiye’nin sadece üretimle ve ürettiğini de minimum maliyetle satmasının yeterli katma değeri getirmediğini vurgulayan Kolbaşı şunları söyledi; “Kendi değerlerimize sahip çıkarsak ve bu değerler üzerine dünyada tanınan özelliklerimizi ön plana koyarak marka stratejilerimizi bu yönde geliştirmeliyiz.” dedi.

E-ticarete yönelerek az iş kaybettik

Pandemi ile birlikte evde oturan herkesin ev aletlerine olan ilgisinin arttığını anlatan Kolbaşı, “Sektör olarak daha az hırpalandık. E-ticaret altyapısı olan bir şirketiz. Hızlı bir şekilde tüketiciye ulaşabildik. Sektörümüz e-ticarette daha rahat iş yapan bir sektör. Bu süreçte daha az ciro ve da az iş kaybettik. Tüketicilerimizi yakından takip ettik.” şeklinde konuştu.

E-ticaret siteleriyle Anadolu’da yaygın olan ufak, tek, tekil şubelerle ve iskontolu marketlerle işbirliği yaparak tüketiciye uzanmaya çalıştıklarını anlatan Kolbaşı, “Bu süreçte aksesuarlı pahalı ürünler değil basit ve işi gören ürünlere talep arttı. Diğer kanalların satışa açık olmaması yani geleneksel mağazaların açık olmamasından dolayı yaklaşık yüzde 25’lik bölümü kaybettik. Ama sektör genelde yüzde 60 ila 120 arasında cirolarını yapabildi. ” İfadelerini kullandı.

Mağaza alışkanlığı e-ticarete dökülmeli

Dijital platformu 1 birim insan kullanırken pandemi sonrası bu rakamın 3 birim olduğunu vurgulayan Kolbaşı, “Bu kadar ilgili dijital platformda dolaşan insanların tekrar bu platformdan geri döneceklerini düşünmüyorum. Burada dijital üzerinde hareket eden markaların önemi artacak. Dijitali ve e-ticareti herkes konuşuyor. Ama bunu doğru içselleştirenler başarılı olacak” dedi.

Mağazadaki alışkanlığı e-ticarete taşıyan markaların biraz daha ön plana çıkacağını vurgulayan Kolbaşı, “Mağaza alışkanlığını e-ticarete dökenler başarılı olacak. Markanızın, ürünlerinizi tüketicilerle buluşturma platformlarına ayak uydurmanız gerekiyor. Değişimler olacak ama her şey birden bire iptal olmayacak. Bu değişiklere iyi bakmak gerekiyor, eskiyi unutmadan yeniyi adapta etmek lazım.” Diye konuştu. 

Rakamlarla Çin ve Ekonomisi
  • Dünya ticaret Örgütüne kayıtlı 160 ülke bulunuyor. Türkiye bu ülkelerin ilk 20’sinin içinde
  • ABD, Çin son dönemde birinci ve ikinciliği aralarında götürüyor
  • Çin 5’er yıllık kalkınma planları açıklıyor.
  • Çin, 2025’e kadar 10 sektörde lider olmak istiyor.
  • Çin 2035’e gelindiğinde orta segmentte üretimde üst haline dönüşmek istiyor.
  • 2049’da Çin devriminin 100. Yılında da kendini bir üst lige almak istiyor.
  • Çin 10 sektörde kendini en önemli oyuncu yapmak istiyor.
  • Çin’in 4.4 trilyon dolarlık bir ticaret hacmi var.
  • İhracatı ve ithalatı arasında ihracatı artı 400 milyon dolar bir pozitif veriyor. Ekonomisi pozitif veriyor.
  • 1,5 milyarlık bir nüfus var bunu sürdürülebilir bir şekilde gelir seviyesini arttırarak geliştirmek istiyor
  • Kişi başı milli gelir 4 bin 200 dolar civarında
  • Çin 34 eyalet şehir, bölgeden oluşuyor
  • Hubei eyaleti ticareti en yüksek 7. Eyalet. Wuhan’da buranın başkenti

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir