İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Suçluların korkulu rüyası:GPS Teknolojisi

Dünya GPS teknolojisi kullanımının birçok alana yayılmasıyla daha güvenli bir platform haline geliyor. GPS teknolojisi operatörler üzerinden anlık veri transferiyle suçluyu en kısa sürede yakalayabilme imkanı sağlanıyor.

Dünya suçlularla daha etkin bir şekilde mücadele etme konusunda kararlı! Hükumetler aldığı radikal kararlar ile tüm suç unsurlarıyla mücadelede, siber güvenlik birimleriyle ve geliştirdiği özel GPS teknolojisi (yazılım) sayesinde oldukça başarılı sonuçlar elde etti. Özellikle insan kaçakçılığı, hırsızlık, kara para, terörizm gibi unsurlarla adından söz ettirdiği gibi yasa dışı olaylara hiç göz açtırmıyor.

Küresel Konumlama Sistemi olarak dilimize çevrilen GPS teknolojisi, her türlü hava koşulunda yer ve zaman bilgileri sağlayan uzay tabanlı navigasyon sistemi olarak tanımlanıyor.

Dünya genelinde artan nüfus oranları, değişen eko sistem, gelişen teknoloji hükümetlerin dünya geneline farklı pencerelerden bakış açısı geliştirmesini sağladı. Bu değişik bakış açıları, devletlere güvenli dünya konusuyla ilgili  tartışma platformu etkinliklerini’de oluşturma imkanını’da sağlıyor.

Dünya nasıl daha güvenli bir yaşam merkezi olur?

Tartışma platformlarında en çok gündeme gelen konu, “Dünya nasıl daha güvenli bir yaşam merkezi olur?” şeklinde sorulara cevap bulabilmek.

Hükümet yetkililerinin bu soruya karşı verdiği cevapta mobil teknolojilerinin(gps teknolojileri)  geliştirilen özel yazılımlar sayesinde güvenlikli uyumu sağlanması ve ilgili operatör üzerinden anlık veri transferiyle nesne takip sisteminin geliştirilmesi olarak görüş belirtti.

Hükümetlerarası güvenlik  konferansında, bir yetkilinin bu soruya verdiği diğer cevap” Siber güvenlik merkezlerine ağırlık verilmesi, kameralı ağ teknolojisi, dünya genelinde suç önleme merkezlerinin kurulması.” şeklinde ifade etti.

GPS Teknolojisi kontrol ünitesi haline geldi

GPS’nin açılımı, Global Position System (Küresel konumlama Sistemi) olarak tanımı yapılıyor. Sistem ilk olarak askeri ihtiyaçlar için  tasarlandı.  Bu sistemin  başlangıcı , 1940’lı yıllarda başlayan, daha sonrasında uzun süre faydalanılması için çözüm getirilen Long Range Navigation(LORAN) veya Decca Gezgini gibi benzer radyo temelli frekans  sistemlerine dayanır. Sistem geliştirilerek 1980 li yılların sonrasında sivil alanlarda kullanıma açıldı.

GPS teknolojisi ilk kez ne zaman gündeme geldi?

Amerika Birleşik Devletleri, 1960 yılında ilk uydu navigasyon sistemi olan Transit başarıyla denedi. Sonrasında yani 1967 yılında Amerika Deniz Kuvvetleri Gps kullanımında gerekli olan  yüksek doğruluklu  zaman  ölçümü için Timatonu geliştirerek başarısını kanıtladı.

1970’li yıllarda yer tabanlı Omega Navigasyon Sistemi sayesinde istasyonlardan karşılıklı sisyal gönderimi ile telsiz konumlandırma sistemi geliştirildi. Fakat bu sistemin kısıtlı olması, daha fazla doğruluk payı için  dünya’da evrensel düzeyde navigasyon sistemlere entegre ihtiyacını devam ettirdi.

O dönemde ABD kongresinde geliştirme aşamalarında doğru konumlandırma için milyarlarca dolar maliyete  mal  olan bu gereksinim,  askeri ve sivil iş alanlarında kullanım için pek uygun görülmedi.

Harcamalar daha çok soğuk savaş döneminde silahlanma yarışı esnasında ABD’nin kendi varlığına nükleer tehdit olarak gördüğü haklı ihtiyaçlar için kullanım düşüncesini geliştirdi. Bundan dolayı caydırıcılık için kimsenin haberi olmaksızın Gps için finansman yatırımı yapıldı.

Beli bir süre sonra araştırmacılar GPS teknolojisi, yeryüzündeki verileri yörüngeye yani uyduya taşıyan SECOR sisteminin gelişmiş hali yani zamanla değişen bir türü olduğu açıkladı ve bu isim halini aldığını belitti.
Hava Savunma Sisteminde GPS teknolojisi kullanımı

1960 yılında hava kuvvetleri, 3 boyutlu  konum hesaplama imkanı sağlayan LORAN olan MObile System for Accurate ICBM Control (MOSAIC) adlı bir verici için teklif sundu. Buna takiben Proje-57 üzerinde denemeler başladı ve sonrasında GPS fikri oluştu.

Aynı yıl içinde şimdiki özellikleri barındıran GPS tasarımları ilk olarak Proje 621B çalışmalarında kullanıldı. Bu sayede hem ICMLER için hem’de Hava kuvvetleri bombardıman uçakları için gerekli olan doğru konumlandırma için yüksek duyarlıklı lokal hesaplamalar üretilmeye başlandı.

GPS bu gelişmeler sayesinde ABD  ordusunun vazgeçilmez unsuru oldu. ABD ordusu 1964 yılında jeodezik  ölçümler için Sequential Collation of  Range(SECOR) isimli uydusunu  fırlattı ve yörüngesine oturttu. Fakat uydu  net bir konumda değilken kendi konumunu düzeltmek için karada  dördüncü istasyondan sinyalleri alabilirdi.

Belli bir süre sonra GPS teknolojisi sivil yer araştırmaları için faydalanabilecek  yepyeni  bir unsur halini aldı. Sebebi sivil olarak yer araştırması  için gelen eksiksiz sinyaller daha önce operasyonel ilan ediliyordu.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir