İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Tekstil sektörü pandemi kaybı 1 milyar dolar

Coronavirüs’ün en çok etkilediği alanlardan biri de tekstil sektörü. Pandemi sürecinde tekstil sektörü 1 milyar dolar kayıp yaşadı. 2020 yılı sonunda ihracatta yüzde 10 kayıp bekleniyor.

Capital Instagram hesabında tekstil sektörünün yeni rotası ve sektörün çıkış planını İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz katıldı. Programda, pandemi sürecinin tekstil sektörüne etkisi ve 2021 yılı tekstil sektörü için neler getirecek gibi konular konuşuldu.

Türk Havacılık sektörünün 3 aylık kaybının 7 milyar dolar olarak açıklanırken, tekstil sektörünün kaybının ise 1 milyar dolar civarında olduğu belirtiliyor.

Tekstil sektöründe elyaftan pamuğa, ketenden ipeğe kadar birçok ana hammadde bulunduğunu belirten İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, “İplik, dokunmuş kumaşlar, örme kumaşlar, dokunmamış mensucatlar, otomotiv, sağlık ve sanayi sektöründe kullanılan özel nitelikli tekstil ürünleri gibi birçok alanda kullanılıyor.” Dedi.

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, Capital Instagram yayında pandemi sürecinin tekstil sektörü alanındaki etkisi ve bu alanda yapılacak çalışmaları anlattı.

2019’da tekstil ihracatı ne kadar?

Tekstil ve hammadde sektöründe ihracatın 2019 yılında 10 milyar dolar olduğunu ifade eden Öksüz, ancak tekstil ve hazır giyim olarak düşünüldüğünde sektörün büyüklüğünün 80 milyar dolar civarında olduğunu vurguladı.

2019 yılı sonu itibariyle tekstil sektörünün 1 milyon istihdama ulaştığını kaydeden Öksüz, “En çok istihdam yaratan sanayi sektörü tekstil. Bunu bütün rakamlarla gösteriyoruz. İhracatta en büyük pazarımızı yüzde 50’lik payla Avrupa Birliği oluşturuyor. Onun dışında ABD, Kuzey Afrika, Rusya gibi ülkeler geliyor. Uzak Doğu gibi pazarlarda küçük de olsa payımız var. Tekstil sektörü tüm dünyaya ihracat yapabilen bir sektör.” İfadelerini kullandı.

2020 yılının ilk 2 ayına sektör olarak iyi başladıklarına değinen Öksüz, “Ancak Nisan ve Mayıs ayları bizim yaşadığımız en kötü aydı. Ancak Haziran’a moralle başladık. 2019 yılı 14 Haziran itibariyle tekstil ve hammadde sektörünün ihracatı 198 milyon dolarken bu sene 341 milyon dolara çıktı. İş günü bazında bakıldığında bile 2019 yılında 198 milyon dolara 9 iş gününde yapmıştık. Yani günlük 22 milyon dolar ihracat yapmışız. 2020 yılı Haziran ayında 12 günlük iş gününde 341 milyon dolarlık ihracat yaptık. Bu sene günlük ihracat rakamımızı 28 milyon dolara çıkardık. Bunların içinde ertelenen taleplerde var ancak en azından ihracatı büyütmemiz, yeni siparişlerin gelmesi ve bunların paraya çevrilmesi sektörümüz açısından önemli.” Şeklinde konuştu.

stanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, CDVİD-19 süreciyle birlikte tekstil sektörünün 2020 yılında yüzde 10-15 arası bir kayıp yaşayacağını söyledi.

Pandemi’de tekstil sektörü nasıl bir yol izledi?

Tekstil sektörünün yılsonunu eksi ile kapatacağını anlatan İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz , “Ciddi bir kayıp dönemi yaşadık. İlk 5 aya bakıldığında yüzde 22,8’lik ihracatta bir düşüş var. 2019 yılı ilk 5 ayında 4 milyar 349 milyon ihracat varken bu sene aynı dönemde 3 milyar 300 milyon ihracat yaptık. Yani 1 milyar dolarlık bir kayıp yaşadık.  Diğer aylarda düşüş yaşanmaz ve 1 milyar eksi ile kapatırsak sene sonu yüzde 10’luk bir kayıp öngörüyoruz. Yani, 10 milyar dolardan 9 milyar dolara düşer. Beklentimiz en az yüzde 10-15 arası bir kayıp bekliyoruz. Önemli olan pazarlardaki durum.” Şeklinde konuştu.

Gelişmiş ülkelerin tekstil sektörünün ana hedef pazarı olduğunu hatırlatan Öksüz , “Japonya ile serbest ticaret anlaşmasının gerçekleşmesi planlanıyor. Buralarda iş yapmak kolay değil ama Pazar oluşturmak zorundayız. Avustralya, Kore gibi gelişmiş ülkelerde çok az Pazar payına sahibiz. ABD büyük bir Pazar ama tekstil sektörü olarak istenen seviyeye gelemedik. ABD Ticaret Bakanı ile görüşmeler yaptık. Karşılıklı tercihli ticaret anlaşması yapılması konusunda görüşmeler yaptık. Bu pazarlarda yüksek vergi oranları var. Türkiye olarak rekabet şansımızı düşürüyor bu durum. ABD gibi gelişmiş ülkelerde Pazar payını arttırabilirsek iyi rakamlara ulaşabiliriz. Dünyada şuanda yüzde Pazar payımız var. Dünyanın 6. Büyük tedarikçisiyiz. Dünya liginde sektörümüz 6. Sırada. Dünya tekstil ihracatında Pazar payı liderliği yüzde 30 ile Çin’de.” Değerlendirmesinde bulundu.

Almanya ile 1 Ocak-31 Mayıs arası ihracatımızın ilk sırada yer aldığını bu ülkeyi İtalya’nın takip ettiğini vurgulayan Öksüz , “Nisan ve Mayıs ayı kıyaslandığında Almanya ile yüzde 31 artış var. İtalya’da yüzde 88 bir artış var. ABD’de yüzde 7 küçülme var. Fransa’da yüzde 189 artış var Nisan ve Mayıs’a kıyasla. İngiltere’de yüzde 50 ve İspanya’da yüzde 79, Hollanda’da yüzde 50. Nisan ayında toplamda 414 milyon dolar ihracat yapmışken bu rakam Mayıs ayında 537 milyon dolara çıktı. Haziran ayında çok iyi rakamları göreceğimize inanıyoruz.” Dedi.

Tekstil Sektöründe Yeni Normal Nasıl Karşılandı?

Fuarların tekstil sektörü için çok önemli olduğunu hatırlatan İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, “Müşterilerle yakın temas sektör açısından önemli. Fuarlara katılmak işimizin bir parçası. Standart bir ürün üretmiyoruz. Sürekli yeni koleksiyonlar üretiyoruz. Müşterilerimiz geliyor İstanbul’u ve ülkemizi geziyor. Bunlarda önemli çalışmalardı. Bunlar bir süre olmayacak.” Dedi.

Pandemi süreciyle birlikte eskiden sadece eczanelerde satılan maske artık mağazalarda satılmaya başladı. Artık bir aksesuar haline gelen maske tekstil sektörü için önemli hale geldi.

Yeni normalde tekstil sektöründe yaşanacak yenilikleri şu şekilde sıraladı;

  • Toplantılar ve fuarlar online olacak.
  • Müşterilere daha fazla numune ve kartela gönderimi yapacağız.
  • Kıyafetler biraz daha rahat olacak. Klasik giyimden rahat tarza bir geçiş olacak.
  • Maske diye bir ürün hayatımıza girdi. Farklı desenlerde ve farklı modellerde maskeler üretilmeye başlandı.
  • Firmaların koleksiyonunda maskelere yer vermeye başladı.
  • Eskiden sadece eczanelerde satılan maske artık mağazalarda satılmaya başladı.
  • Maske artık bir aksesuar haline döndü.
  • Bakteri ve virüs barındırmayan kumaşlar hayatımızdaki yerini arttıracak.
  • Değişik elyaflara değişik kimyasallar verilerek geliştirilen kumaşlar gündemde olacak.
  • 10-20 yıkamaya dayanan kumaşlar hayatımızın bir gerçeği olacak.
  • İnsanlar biraz daha sağlığını ön plana alacak.
  • Sürdürülebilirlik sektörün önemli bir alanı. Bu daha da önem taşıyacak.
  • Geri dönüşümlü ürünlere talep artacak.
 2021 tekstil için ne getirecek?

2020 yılını yüzde 10 kayıpla kapatmayı planlayan tekstil sektörü için 2021 yılının çok daha iyi olacağını vurgulayan Öksüz, “Pandemi kontrol altına alınacağı düşünüldüğünde 2021’de çok daha iyi rakamlara ulaşacağımızı düşünüyorum. Güçlü bir altyapı ile giriyoruz 2021’e. Bizim yapmamız gereken kapasiteleri koruyabilmek. İstihdamı korumak ve sürece güçlü girmek gerekiyor. Emek yoğun bir sektörüz kısa çalışma ödeneği önemli bir destek oldu. Yeni yatırımlar yapılması gerekiyor.” Dedi.

  • Yeni yatırımların yapılması gereken alanları şu şekilde sıraladı;
  • Teknik tekstiller
  • Hammadde alanı yatırımları
  • Pamuk ve doğal elyaf üretimi alanları
  • Suni ve sentetik elyaf üretim alanları
  • İplik, dokuma ve örme alanına
  • Giyilebilir teknoloji alanlarına

Tekstil Mühendisliği destek projesi yürüttüklerini ve bu bölümde okuyan öğrencilere önemli destekler verdiklerini anlatan Öksüz, “Geçmişte tıp fakülteleriyle aynı puanlarla girilen tekstil mühendisliği maalesef 2018 yılında dip yapmıştı. Doluluk oranları yüzde 42’ye düşmüştü. Öğrenciler artık tercih etmiyordu. Ancak sektörün ihtiyacı var. Yapılan araştırmalara göre en hızlı iş bulan meslek tekstil mühendisliği. 100 meslek içinde 4 ay 28 günle en hızlı iş bulan meslekler sıralamasında ilk sırada yer alıyor tekstil mühendisliği. Üniversite sınavlarında ilk 20 bine giren öğrencilerimize asgari ücret kadar, 20 bin-50 bin arasına girenlere asgari ücretin yüzde 70’i ve 50 ila 80 bin arasına girenlere asgari ücretin yüzde 50’si kadar eğitim hayatı boyunca burs verdik. Yüzde 42 olan doluluk oranı 1 yılda yüzde 92’ye çıktı. Tercih edilme sayısı yüzde 208 arttı. 2018’de 1900 öğrenci tercih ederken 2019 yılında 6 bine çıktı.”  

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir